Egitici Oyun Kartlari RSS



Sessiz Kitaplar

  Belki de adı "Sihirli Kitaplar" olmalıymış. Neden mi? Çünkü içerisinde kelimeler yok, sadece resimler var. Ve elinize her aldığınızda farklı hikayeler görüyorsunuz. Bazen kırmızı bir denizatına takılıyor gözünüz, onu kahraman yapıyorsunuz, bazense kocaman bir balinayı. O anda canınız neyi görmek istiyorsa kahramanınız o oluyor. Tıpkı gerçek hayattaki gibi... Aslında daha da güzel bir tarafı var. Herkes okuyabiliyor. 2 yaşındaki yeni konuşmayı sökmüş, herşeyi kendisi yapmak isteyen bebeğinizde, 3 yaşındaki bıcır bıcır anlattıkça anlatan bazen hiç susmayan miniğinizde, 4 yaşındaki bağımsızlığını ilan edip okulunda artık kendi kendine sosyalleşebilen ufaklığınızda. Ve her bir okuma onun hayal gücünü keşfetmeniz ve o andaki ruh halini anlayabilmeniz için harika bir fırsat.   İşte bu yüzden "Sessiz Kitap" mı yoksa "Sihirli Kitap" mı bilemedik. Adına siz karar...

Devamı...



Bebeğinizi Konuşmaya Teşvik Edecek Öneriler

  Her bebeğin başına gelebilecek en güzel olaydır, konuşabilmek. Dili kullanmak doğuştan gelen bir yetenek olmasına rağmen konuşmak için çevreye gereksinim vardır. Bebek için kendisine en yakın kişi olan annenin dili, bebeğin ilk duyduğu ve anlamaya çalıştığı dildir. 1 yaşındaki bebeğin söyleyebildiği seslerin tamamı aslında 'anne' anlamına gelir. Bebekler bu sesler yoluyla ''bir şeylerin elde edilebileceğini'' kavradıkları için konuşmayı öğrediklerini düşünürler. Bu tecrübenin bebekler ilk doğdukları zaman başlar. Örneğin, çocuk ağlar. Anne koşar gelir , karnını doyurur, altını temizler ve bebeği mutlu eder. Konuşmayı öğrenirken de bu deneyimlerden yararlanırlar. 12-18 ay arası çocuğun söylediği anlamlı sözcüklerde artış görülür. Söyleyebildiğinden daha fazla sözcüğü aslında anlar. Ses tonunda sanki biriyle konuşuyormuş gibi birtakım iniş-çıkış yaparak, yüksek sesle, anlaşılmaz ifadelerle hiç durmadan konuşur. Yetişkinlerin söylediklerini taklit...

Devamı...



ÇOCUKLARDA KONSANTRASYON SÜRESİ VE HAFIZA GELİŞİMİ

  Çocuklar için uzun süreler boyunca aynı konuya yoğunlaşmak kolay değildir. Bu yüzden bu becerinin iyi beslenme, oyun ve çeşitli aktivitelerle geliştirmek  gerekir. Yapılan  araştırmalar sonucunda yazı yazma, boyama yapma, oyun oynama gibi faaliyetlerin çocukların hafızasını geliştirdiği tespit edilmiş. Çocuğunuza kalem, kağıt verin bir şeyler yazsın, boyasın ve bu aktivitelerin sonunda çocuğunuzu övün ki kendine güveni olsun. Beyni güçlendirmenin yollarından biri de kitap okumak ve okuduğu kitabı tekrar anlatabilmektir. Bu sayede çocuk daha çabuk konsantrasyon olucaktır. Birlikte geçirdiğiniz anların resimlerini ve videolarını gösterip, bunlar hakkında sohpet edebilirsiniz. Böylece daha sonra geçmişe ait şeyleri hatırlayacak ve beyni aktif hale gelecektir. 6 yaş ve sonrasında günlük tutmasını tavsiye edebilirsiniz. Bu sayede, çocuğunuzun hafızası geçmişe dönük çalışır, ve hafızasında belirgin artış gerçekleşir. Beslenmenin Önemi......

Devamı...



Minik dünyalarında büyük bir adım : Okula Başlama

  Aslında oyun oynamak bebek ve çocuklar için en iyi yol gösterme tekniğidir. Çünkü, ebeveyn söz ile anlatamadığını oyun aracılığıyla anlatabilir. Okula başlamak, özellikle kreş ya da anaokuluna başlamak genellikle hem anne ham de çocuklar için  en zor dönemlerden birisidir. Çocuklar, ebevylerinden ayrıldığı için endişelenmeye ve korkmaya başlar. Bu durumu  azaltmak için çocuğunuzla birlikte oyun  oynayarak okulda yaşayacaklarını ve nelerle karşılaşcağını öğretebilirsiniz. Örneğin, çocuğunuza sizi sabah kaldırması, kahvaltı ettirmesi ve okula uğurlaması gibi roller verebilirsiniz. Oyun oynarken sorduğu sorularla da size cevap verme imkanı doğmuş olur. Büyükler için çok normal olan bazı durumlar ile çocuklar ilk defa karşılaştıklarını düşünürsek, küçücük şeyler bile çocuğu aslında geleceğe hazırlar. Örneğin; oyun kurallarının pazarlığını yapan bir çocuk, okulda kurallar olduğunu anlamakta ve kabullenmekte daha az...

Devamı...



Bebekler dünyayı nasıl algılar?

BEBEKLER DÜNYAYI NASIL ALGILAR? Biliyoruz ki her bebek ilk başta sadece annesine bağımlıdır. Bu ilişkiye simbiyotik ilişki diyoruz. Anne ile bebek arasındaki bu bağımlılık yaklaşık 2 yaşına kadar sürer. Araştırmalara göre bu dönemde bebekler annesini kendi vücudunun bir parçası olarak görürler. 6. aydan itibaren anne ile bebek arasında farklı bir ikşki gelişir. Çünkü anne, bebeğin dış dünyayla iletişim kurmasına yardımcı olmaya başlar. Bebek tanımadığı kişileri ‘yabancı’ olarak algılamaya başlar. Sürekli annesinin yanına gitmek ve ona bakmak ister, çünkü kendisini en çok güvende hissettiği yer annesinin yanıdır.   Bebek gelişen hareket kapasitesiyle yavaş yavaş dış dünyadaki diğer kişileri keşfetmeye başlar. Bebek annesi ile birlikte olan dünyasına dışarıdan ilk olarak babasını alır.  Bu süreçte annenin babanın da bakıma katılmasına izin vermesi ve baba çocuk ilişkisini teşvik etmesi...

Devamı...